15 yıl önceydi...önce yaralandık,hastalığını öğrendiğimiz de...konduramadik..yakıştıramadik ona...O dag gibi adam eridi eridi
Hiç beklemiyorduk,hiç istemiyorduk...kim bekleyebilir isteyebilir ki bunu...
O lanet olası kansere yenik düştü babaların en yakisiklisi,en anlayışli en sevkatlisi..
Ne ölüm yakıştı ona ne de bizi babasız ,annemi eşsiz bizi kimsesiz bırakmak babama...
Bazı acılar maalesef zaman aşımına uğramıyor iste...
Özlemin sadece büyüyor babacim..hiç azalmıyor...seni hiç unutmadık...
Seni hala çok seviyoruz...
16 Mart 2012 Cuma
29 Ağustos 2011 Pazartesi
Can Yücel - Tam Zamanında Yaşamak
…
Yemek de boş içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin ...mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.
Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için;
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.
Tam zamanında okşamalısın basını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.
Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuğu.
Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon'da Hasan Ağabey' in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.
Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.
Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.
Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.
Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.
Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.
Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.
Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.
Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.
Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında âşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.
Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.
Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.
Haydi, şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi, kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI.
21 Ağustos 2011 Pazar
yine geç kalınmış BİR SELAM
Merhabalar,yine söz verdik yine yazamadık :((
Buaralar neler yaptık?sıcaklarda yaşamaya çalışmak haricinde denize havuza gittik..Ata Bey asla ve asla çıkmak istemediği için bol ağlamalı saatler yaşattı bana ve kendine..
Ablamın kedisi Potik'le kedi için zor olsa da pozlar verdi,sarılma uyuma çabaları :))
Alışveriş merkezine gittik yüz boyama yaptırdık..alışveriş de yaptık tabii ki
Finike’de on gün kadar göremediği babasıyla bugün de dahil bol bol hasret gideriyor..sonra da heyecanla anlatıyor babamla yüzdük,dalga geldi,üstünden atladık vs diye..
25 Temmuz 2011 Pazartesi
merhaba
Merhabalar dostlar...
ne zamandır yoktuk yine....
hayatımız devam ediyor acısıyla tatlısıyla.....
sonra oraya çıktık ...:)))
ne zamandır yoktuk yine....
hayatımız devam ediyor acısıyla tatlısıyla.....
sizler de umarım iyisinizdir....
Ata Bey'le neler yaptık?
saçları kısalttık malum yaz ...sıcaakkk...bunaltıcı hatta
yemekler yaptık birlikte ...büyük şefimle :))
önce saklandık....
kısacık da olsa biraz tatil yaptık...denize girdik...kumdan kale yaptık..
Finike'ye gittik büyük anneanneyle hasret giderdik
Ezgi Ablasıyla oynadılar......
........söz devamı gelecek :)))
21 Mayıs 2011 Cumartesi
HAYAT GÜZELDİR
İçinizde bu 3 şeyi taşıyorsanız hayat güzeldir..
Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı.
Bu İNANÇ tır.
Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşübileceğini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu GÜVEN dir.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ÜMİT tir.
Ve bu üçü varsa hayatınız güzeldir....
Üstün DÖKMEN
Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı.
Bu İNANÇ tır.
Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşübileceğini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu GÜVEN dir.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ÜMİT tir.
Ve bu üçü varsa hayatınız güzeldir....
Üstün DÖKMEN
11 Mayıs 2011 Çarşamba
kim bu futbolcu ? :))
Havaların güzelliğinden yararlanıp oğluşu kreşten aldıktan sonra şükürler olsun ki hala yeşil alanı bol olan bir şehirdeyiz ki az biraz parka gittik...önce yemeğini yedirdim ve ardından da tabii ki top oynadık..Bu, erkek çocuklarına doğuştan gelen bir yetenek mi acaba futbol oynamak :))
ve işte fotoğraflar....
ve işte fotoğraflar....
8 Mayıs 2011 Pazar
6 Mayıs 2011 Cuma
Vaktiyle dünyanın en zengin hükümdarı , bilge kişi
ile sohbet ederken şöyle bir soru sormuş:
"Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın.
İnsanlar, ister hükümdar denli güçlü, ister savaşçılar denli onurlu olsun ayağına kapanır ağzından çıkacak bir sözü beklerler.
... Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?"
Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerine bakarak şu sözleri söylemiş:
"Diyelim ki hükümdarım, kızgın ve uçsuz bir çöldesiniz.
Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz?"
"Verirdim tabii."
"Zaman geçti diyelim susuzluğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz?"
Hükümdar biraz düşünür ve ardından " Ölmemek için evet." der.
Bunun üzerine bilge kişi gülerek şu sözleri söylemiş:
"Madem öyle, o zaman övünmeyin fazlaca. Çünkü haşmetlim, sizin servetiniz yalnızca; iki bardak sudur.!!!
ile sohbet ederken şöyle bir soru sormuş:
"Sen ki göğün gizemine ermiş, bilime yön vermiş bir adamsın.
İnsanlar, ister hükümdar denli güçlü, ister savaşçılar denli onurlu olsun ayağına kapanır ağzından çıkacak bir sözü beklerler.
... Şimdi senin gibi bilge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarlığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun?"
Bilge bu soru karşısında hükümdarın gözlerine bakarak şu sözleri söylemiş:
"Diyelim ki hükümdarım, kızgın ve uçsuz bir çöldesiniz.
Ölmemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz?"
"Verirdim tabii."
"Zaman geçti diyelim susuzluğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz?"
Hükümdar biraz düşünür ve ardından " Ölmemek için evet." der.
Bunun üzerine bilge kişi gülerek şu sözleri söylemiş:
"Madem öyle, o zaman övünmeyin fazlaca. Çünkü haşmetlim, sizin servetiniz yalnızca; iki bardak sudur.!!!
5 Mayıs 2011 Perşembe
Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı
Adı üzerinde; akaryakıt...
Akıyor çünkü...
Önceki gün itibarıyla 4.5 liraya dayandı benzin...
Arabalar avakado ile çalışsa daha ucuz...
Ya da portakal suyu ile gitseniz daha ehven...
Süt ile; dörtte bir fiyatına...
Saydım; 26 hıyara denk geliyor:
Benzinin pahalı oluşu...
*
Düşündünüz mü hiç; dünyanın en pahalı benzinini Türkler kullanıyor...
Niçin?..
*
Müstahak çünkü...
Böyle soluğu çıkmayan, sessiz, pısırık topluma, dünyanın en pahalı benzinini satmak belki de az bile...
Nasıl ki; çocuğunun geleceğini çalıyorlar, gıkı çıkmıyor...
Nasıl ki; ormanını, koruluğunu, deresini elinden alıyorlar, seyrediyor...
Nasıl ki; yaşadığı şehri yağmalıyorlar, bakıyor...
Nasıl ki; ulusal varlıklarının tümünü yabancı şirketlere sattılar, farkında değil...
Nasıl ki; demokrasi adı altında, aslında krallık ile yönetildiğini anlamıyor...
Nasıl ki; çağdaşlaşacağına giderek Arabistan’a benzediğine aldırmıyor...
Nasıl ki; dünyanın en bereketli toprakları üzerinde, ama 14 milyon aç var, tınmıyor...
Öyle işte...
Yeryüzünün en pahalı benzinine de sessiz...
*
Vatandaş dizel çünkü...
Geç alıyor biraz...
*
Yeryüzünün en pahalı benzinini gıkı çıkmadan alıp da depo başına ev kirası kadar para veren insanların sessizliği, bu ülkenin umutsuzluğu aynı zamanda...
Buna kızmayan neye kızar?..
Ne yapılsa kızar?..
Daha beteri ne olabilir?..
*
Ya da tersi; hani Latin Amerikalılar gibi bir gün çorabını çıkartıp antene geçirse... Ya da üç-beş bin aracın benzini bir anda yollarda biterse... Olmadı, götürüp kontak anahtarlarını kendisini enayi yerine koyanın önüne atabilse vatandaş...
Belki demokrasi açısından da umuttur hani...
*
Yoksa...
Yoksa durmak yok, yola devam...
Ama yaya...:)))
1 Mayıs 2011 Pazar
çok güzel
KARDELENE sormuşlar: Bütün çicekler sıradan yerlerde açıp insanlara yakın dururken Sen neden böyle yüksek dağlarda açarsın? ?? KARDELEN şöyle cevap vermiş: Gülü seven dikenini, menekşeyi seven rengini, beni seven ÖLÜMÜ göze alır.
çok hoşuma gitti paylaşmak istedim...
uzun süredir ilk kez pazar günü evdeydim..oğluşla başbaşa..çok güzeldi günümüz...bol bol oynadık ve fotoğraf çektik..işte onlar...
çok hoşuma gitti paylaşmak istedim...
uzun süredir ilk kez pazar günü evdeydim..oğluşla başbaşa..çok güzeldi günümüz...bol bol oynadık ve fotoğraf çektik..işte onlar...
26 Nisan 2011 Salı
herkese selaaammm
16 Şubat 2011 Çarşamba
biraz gülelim mi :))
Karı koca kahvaltısı:)
Kari koca kahvalti yaparken kadin bi anda elindeki tavayi kocasinin kafasina gecirir. Ne oldugunu anlamayan kocasi saskinlikla durumu sorar.
Kadin: dün pantalonunu yikarken icinde üstünde Cigdem yazan bir kagit buldum.
Bunun üzerine kocasi karicim o gecen gün üzerine bahis oynadigimiz atin ismiydi der.
Bu aciklamayi yeterli bulan kadin pürnese icinde kahvaltisina devam eder.
iki gün sonra yine kahvaltida bu sefer daha büyük bir tava ile kocasinin kafasina öyle bir vurur ki koca bir kac dakika
kendini bilmeden masa üstünde yatakalmistir.
Ayilinca karisina yine durumu sorar ve kadin cevap verir.
Dün senin at aradi ... :)
Kari koca kahvalti yaparken kadin bi anda elindeki tavayi kocasinin kafasina gecirir. Ne oldugunu anlamayan kocasi saskinlikla durumu sorar.
Kadin: dün pantalonunu yikarken icinde üstünde Cigdem yazan bir kagit buldum.
Bunun üzerine kocasi karicim o gecen gün üzerine bahis oynadigimiz atin ismiydi der.
Bu aciklamayi yeterli bulan kadin pürnese icinde kahvaltisina devam eder.
iki gün sonra yine kahvaltida bu sefer daha büyük bir tava ile kocasinin kafasina öyle bir vurur ki koca bir kac dakika
kendini bilmeden masa üstünde yatakalmistir.
Ayilinca karisina yine durumu sorar ve kadin cevap verir.
Dün senin at aradi ... :)
11 Şubat 2011 Cuma
EVLİLİK ÜZERİNE
Evlilik saksı çiçeğine benzer, sürekli sevgi gösterip sulamazsanız ölür. Taraflardan sadece biri sürekli sulayacak olursa, çiçek sağ kalır, ama sulayan taraf bıktığı anda çiçek ölür. Her iki tarafın da ilişkiye dengeli bir biçimde bakması, yeşertmesi gerekir. Bir çiçeği çok fazla sularsanız da köklerini çürütürsünüz.....
10 Şubat 2011 Perşembe
artık sadece oğlum ve ben
Biliyorum meraklandırdım sizi dün...
amacım bu değildi...sadece ses vermekti...sağolun dostlarım...
Ben iyiyim...daha da iyi olacağım inşallah...Allah'a çok şükür Ata da iyi kreşe alıştı..artık ağlamadan gidiyor.hatta dün beni öperek öpücük yollayarak gönderdi kreşin kapısından :))göğüşüüzz annciimm diyerek :))
iş fena değil...yani çok kazandırmasa da ticareti öğreniyoruz...ve biraz da olsa cesaretim yerine geldi...kendime geldim az da olsa..
ama asıl sorun şu dur kiii...çok da uzun sürmemiş evliliğim bitiyor...
kimse hiç kimse yuvası dağılsın istemez biliyorum..ki Aile kavramını herşeyin üzerinde tutan ben Asla istemezdim...
ama yaşadıklarım beni buna artık mecbur bıraktı...
isterdim ki ben de, bir ömür boyu sürsün evliliğim..tek olsun o kişi.. arkadaşım, dostum, eşim ,sevdiğim olsun...onunla yaşayayım...onunla yaşlanayım...oğlumuzun sünnetine heyecanlanalım...okula başlamasına birlikte tanık olalım...karne heyacanını paylaşalım hepberaber...hatta mezuniyetinde sevinç gözyaşları dökelim elele....
asker yolu bekleyelim kalbimiz ağzımızda ...geldiğini görelim gururla...ağladığım tek omuz onunki olsun...tüm sevinçlerimi önce o bilsin...benle sevinsin...benle onla..
hatta oğlumun evlenmesine kız istemeye gitmelere....benim kaynanalık yapmama kızsın...
ve belki de torularımızı bekleyelim bayram sabahları elele ..göz göze....
abarttım mı biraz .))
ama benim evlilikten anladığım bu...buydu yani eskiden...aile demek bir bütün olmaktı..
OLMADI...
saygı bitti...
sevgi biti..
daha ne kalabilir...
hiçbir şey..
artık sadece oğlum ve ben varız...benim yaşamımda..ailem ve siz dostlarım..
iyi ki varsınız...
amacım bu değildi...sadece ses vermekti...sağolun dostlarım...
Ben iyiyim...daha da iyi olacağım inşallah...Allah'a çok şükür Ata da iyi kreşe alıştı..artık ağlamadan gidiyor.hatta dün beni öperek öpücük yollayarak gönderdi kreşin kapısından :))göğüşüüzz annciimm diyerek :))
iş fena değil...yani çok kazandırmasa da ticareti öğreniyoruz...ve biraz da olsa cesaretim yerine geldi...kendime geldim az da olsa..
ama asıl sorun şu dur kiii...çok da uzun sürmemiş evliliğim bitiyor...
kimse hiç kimse yuvası dağılsın istemez biliyorum..ki Aile kavramını herşeyin üzerinde tutan ben Asla istemezdim...
ama yaşadıklarım beni buna artık mecbur bıraktı...
isterdim ki ben de, bir ömür boyu sürsün evliliğim..tek olsun o kişi.. arkadaşım, dostum, eşim ,sevdiğim olsun...onunla yaşayayım...onunla yaşlanayım...oğlumuzun sünnetine heyecanlanalım...okula başlamasına birlikte tanık olalım...karne heyacanını paylaşalım hepberaber...hatta mezuniyetinde sevinç gözyaşları dökelim elele....
asker yolu bekleyelim kalbimiz ağzımızda ...geldiğini görelim gururla...ağladığım tek omuz onunki olsun...tüm sevinçlerimi önce o bilsin...benle sevinsin...benle onla..
hatta oğlumun evlenmesine kız istemeye gitmelere....benim kaynanalık yapmama kızsın...
ve belki de torularımızı bekleyelim bayram sabahları elele ..göz göze....
abarttım mı biraz .))
ama benim evlilikten anladığım bu...buydu yani eskiden...aile demek bir bütün olmaktı..
OLMADI...
saygı bitti...
sevgi biti..
daha ne kalabilir...
hiçbir şey..
artık sadece oğlum ve ben varız...benim yaşamımda..ailem ve siz dostlarım..
iyi ki varsınız...
9 Şubat 2011 Çarşamba
yaşıyorum :)
merhaba sevgili arkadaşlarım...
beni merak eden etmeyen herkese selam olsun :)
ölmedim çok şükür:))
hayattayım...hayattayız...
geçinip gidiyoruz...
dersem..... inanmayın
çok zorlu zamanlardan geçiyorum aslında...
hepinizi çok özledim...
yakında oğluşla yine paylaşımlarımızla yakınlarınız da olacağız ..
sevgiler
beni merak eden etmeyen herkese selam olsun :)
ölmedim çok şükür:))
hayattayım...hayattayız...
geçinip gidiyoruz...
dersem..... inanmayın
çok zorlu zamanlardan geçiyorum aslında...
hepinizi çok özledim...
yakında oğluşla yine paylaşımlarımızla yakınlarınız da olacağız ..
sevgiler
25 Ocak 2011 Salı
ANLAYANAA ...ben çok güldüm:))
Erkekleri
anlamak için
HAMAMBÖCEĞİNİ takip edeceksin...
Hamam böceği hızla bir istikamete doğru giderken hiçbir engelle karşılaşmamasına rağmen aniden durur ve son sürat başka bir yere doğru koşmaya başlar.Bunun nedenini çözdüğün vakit,erkekleri de anladın demektir...
kaynak:Hürriyet Gazetesi
15 Ocak 2011 Cumartesi
ne zormuş..
nasıl nasıl nasıl özlüyorum Ata'yı anlatamam sevgili arkadaşlar...
sabah onu bırakıp işe gidiyorum ya ...akşam olmuyor bir türlü..resmen burnumda tütüyor tüm gün...
bir yandan vicdan azabı diğer yandan kendi işimizi yapıyor olmanın sevinciyle geçiyor bu günler..
ahh diyorum şimdi ne yapıyor acaba?yumurtasını yedirebildi mi babası?uyutabildi mi?ağladı mı yine olmadığımı farkettiğinde :((o da beni benim kadar özlüyor mu?
inanır mısınız eşimi kıskanır oldum bu aralar Ata'yla benden fazla birlikte oluyor diye...
bu nasıl bir sevgiymiş Allahım..tüm çalışan anneler benim gibi mi hissediyor acaba..bu kadar özlenir mi ...ben mi abartıyorum ki :((akşam eve döndüğümde onu öpe öpe koklaya koklaya yıldırıyorum :)alıp böyle içime sokmak istiyorum hep yanımda olsun diye:)Rahmetli babamı o kadar iyi anlıyorum ki şimdi...o derdi bana küçükken hiç unutmam seni içime sokacağım kalbimin tam yanına hep yanımda kal diye .((
biraz dargın bana farkındayım onu bırakıp işe gidiyorum diye...ama o da özlüyor mu ne her gece yanımda yatıyor...yani gece kalkıp yanıma geliyor...aslında zaten geliyordu hep ama sanki çalışmaya başladıktan sonra bana mı öyle geliyor ne ya da ben çok özlediğimden mi:)bilmem....sarılıp uyuyoruz ...sabahları birlikte uyanıp tv seyrederken iyice yanıma sokuluyor...canım benim küçük meleğim...ben se elini ayağını göbeğini öpe öpe duruyorum.))
ben üzerimi değiştirmeye gittiğimde anlıyor ve -anne ben deee demeye başlıyor:( (ben de geleyim manasında)üzgün ,buruk,çaktırmadan da olsa biraz gözü yaşlı çıkıyorum evden....
sabah onu bırakıp işe gidiyorum ya ...akşam olmuyor bir türlü..resmen burnumda tütüyor tüm gün...
bir yandan vicdan azabı diğer yandan kendi işimizi yapıyor olmanın sevinciyle geçiyor bu günler..
ahh diyorum şimdi ne yapıyor acaba?yumurtasını yedirebildi mi babası?uyutabildi mi?ağladı mı yine olmadığımı farkettiğinde :((o da beni benim kadar özlüyor mu?
inanır mısınız eşimi kıskanır oldum bu aralar Ata'yla benden fazla birlikte oluyor diye...
bu nasıl bir sevgiymiş Allahım..tüm çalışan anneler benim gibi mi hissediyor acaba..bu kadar özlenir mi ...ben mi abartıyorum ki :((akşam eve döndüğümde onu öpe öpe koklaya koklaya yıldırıyorum :)alıp böyle içime sokmak istiyorum hep yanımda olsun diye:)Rahmetli babamı o kadar iyi anlıyorum ki şimdi...o derdi bana küçükken hiç unutmam seni içime sokacağım kalbimin tam yanına hep yanımda kal diye .((
biraz dargın bana farkındayım onu bırakıp işe gidiyorum diye...ama o da özlüyor mu ne her gece yanımda yatıyor...yani gece kalkıp yanıma geliyor...aslında zaten geliyordu hep ama sanki çalışmaya başladıktan sonra bana mı öyle geliyor ne ya da ben çok özlediğimden mi:)bilmem....sarılıp uyuyoruz ...sabahları birlikte uyanıp tv seyrederken iyice yanıma sokuluyor...canım benim küçük meleğim...ben se elini ayağını göbeğini öpe öpe duruyorum.))
ben üzerimi değiştirmeye gittiğimde anlıyor ve -anne ben deee demeye başlıyor:( (ben de geleyim manasında)üzgün ,buruk,çaktırmadan da olsa biraz gözü yaşlı çıkıyorum evden....
11 Ocak 2011 Salı
bu gün
birdenbire çalışmaya karar vermedim... zaten istiyordum çalışmayı....ki ...birdenbire ...hemencecik oldu...bu gün başladın...
kendi iişimiz....olsa da birazcık hemen olacak galiba...
kuşum biraralar böyle gidiyordu yuvaya..
geçen yaz 2 ay kadar gitmişti...gerçi iş durumumuz ne olur bilmiyorum ama...oğluş yine gidecek sanırım..
bu gün babasıyla evdeydi....ooo öğlen babası anlatıyordu ballandıra ballandıra çok uslu...hiç üzmedi annesi...biraz seni sordu...vs vs...
ama akşam üzeri haberler geldi...son durumlar berbat olmuş...babayı çıldırtmış ilk kez...ben şaşırmadım..alışkınım ama baba şaşkın ne yapacağını bilememiş de bana çaktırmamaya çalışıyor .))
ahhh bakalım ne olacak durumlar.....
kendi iişimiz....olsa da birazcık hemen olacak galiba...
kuşum biraralar böyle gidiyordu yuvaya..
geçen yaz 2 ay kadar gitmişti...gerçi iş durumumuz ne olur bilmiyorum ama...oğluş yine gidecek sanırım..
bu gün babasıyla evdeydi....ooo öğlen babası anlatıyordu ballandıra ballandıra çok uslu...hiç üzmedi annesi...biraz seni sordu...vs vs...
ama akşam üzeri haberler geldi...son durumlar berbat olmuş...babayı çıldırtmış ilk kez...ben şaşırmadım..alışkınım ama baba şaşkın ne yapacağını bilememiş de bana çaktırmamaya çalışıyor .))
ahhh bakalım ne olacak durumlar.....
10 Ocak 2011 Pazartesi
mimmmm....ve ödüller..

ay şımarıyorum valla...sevindirik oluyorum...ödül olayında :))
çok teşekkür ederim size :))layık olmaya çalışıyorum :))
canım Ebrucum,canım Aylincim vermiş bu ödülü bana...Aylincim bir de mim eklemiş :))
1-Kaç yaşındasınız..?
aaa sorulur mu bu şimdi :))78 doğumluyum..(30'dan sonra bıraktım saymıyorum)
2-İsminizin son harfi ne?
R...ben de yazar gibi isim var arkadaşlarım...tamamı Öznur Beyhan Aydın Şahin(tam kimlik adımdır bu)
3-En sevdiğiniz renk?
Kırmızı-mor-siyah-beyaz
4-Kilonuz kaç?
bak şimdi olmadı...son 3 ayda 10 kiloya yakın kilo aldım..pek belli etmesemde 60'a yaklaştım:(((
5-Boyunuz kaç?
1.73
6-Ailenizin kaçıncı çocuğusunuz?
İkinci.(ortanca)
7-En sevdiğiniz şarkı?
kulağıma hoş gelen tüm şarkıları seviyorum..
8-Sigara kullanıyor musunuz?
Evet..ama bu yıl için verdiğim en büyük karar SİGARAYI SONSUZA KADAR BIRAKMAK
9-Alkol?
Evet..
10-Çayı fincan da mı içersiniz?çay bardağında mı?
Eskiden fincancıydım...ama şimdi ince belli de :))
mimi isteyen alabilir...kişisel sorular var çünkü...ama ödülü..öncelikle sevgili ablama,tatlım yeğenime,Elif'e,EFE EREN'e,yetenek-sizin'e hediye ediyorum...sevgiler...
9 Ocak 2011 Pazar
Kollarından daha huzurlu,
daha güvenli...
yüreğinden daha sıcak ülke yokmuş
babacığım....
fena değiliz ...sadece...yine yorgunum...hepimiz gibi :((
bazen ya da her zaman ...
çok özlüyorum babamı...
öyle bildiğiniz babalardan değildi...
gerçekten..
onunla olupta mutsuz olduğum bir zaman gelmiyor aklıma...
bu onu kaybettiğim için değil..
ya da bel ki güzel şeyler kötü şeyleri(anıları) silermiş ya beyin ...belki de öyledir...ama değil...
ehh be ....
onurum
gururum
ilk aşkım....
hiç..
hem de hiç yakışmadı
gidişin...
sana da
bize de..
daha güvenli...
yüreğinden daha sıcak ülke yokmuş
babacığım....
fena değiliz ...sadece...yine yorgunum...hepimiz gibi :((
bazen ya da her zaman ...
çok özlüyorum babamı...
öyle bildiğiniz babalardan değildi...
gerçekten..
onunla olupta mutsuz olduğum bir zaman gelmiyor aklıma...
bu onu kaybettiğim için değil..
ya da bel ki güzel şeyler kötü şeyleri(anıları) silermiş ya beyin ...belki de öyledir...ama değil...
ehh be ....
onurum
gururum
ilk aşkım....
hiç..
hem de hiç yakışmadı
gidişin...
sana da
bize de..
6 Ocak 2011 Perşembe
banyo
Dünkü yağmur maceramız bu gün de banyo sefasıyla devam etti...
Ata;-anne bak oynuyoom..
Anne;-annecim artık çıksan
Ata;aa annee
Baba;oğlum buruştun
Ata;hıı..babası bak oynuyoom
Anne;ee ördek napıyo
Ata;iyiim:))annesi bak ödek(ördek)banyo.........
.........uzun bir süre sonra ağlaya sızlaya banyodan çıkış :((
çok seviyor suyu...
Ata;-anne bak oynuyoom..
Anne;-annecim artık çıksan
Ata;aa annee
Baba;oğlum buruştun
Ata;hıı..babası bak oynuyoom
Anne;ee ördek napıyo
Ata;iyiim:))annesi bak ödek(ördek)banyo.........
.........uzun bir süre sonra ağlaya sızlaya banyodan çıkış :((
çok seviyor suyu...
5 Ocak 2011 Çarşamba
sana kızgınım
evet çok kızgınım...kızgındım yaniiii...ne çok üzdün sen bugün anneyiiii.....:((dışarı çıktık yağmura rağmen...durana kadar oyalandık orda burda....sonra her zaman ki gibi arabandan indin...
aahhhh be oğlum bütün su birikintilerinin üzerinde zıpladın...ama öyle böyle değil hepsinde...kıyafetin sırılsıklam...evet önce kızmadım ...kızamadım sana ki ben de severim hala bile yağmurda su birikintilerinde zıplamayı daa eehh be abarttın oğlum bu gün...
paçalar önce...ayaklar...dizler...popo...mont kazak body...hepsi...hepsi ıslandı....elalem (bayanlar)-aa ne biçim anne demiştir kesin...(baylar)-ayyy süper çocuk ne güzel eğleniyor,annesi de izin veriyor...dediler duydum .))bizi gören (çocuklar)sa -annnee ben deee :))
hasta olmaman için binbir dua ettim eve gelip üzerini değiştirirken sen yine ağladın....sonrasında evi yine birbirine kattın...bir ara -yeteeeerr diye bağırttın beni..
uyumamak için yine tüm numaralarını yaptın...
aahhhh be oğlum bütün su birikintilerinin üzerinde zıpladın...ama öyle böyle değil hepsinde...kıyafetin sırılsıklam...evet önce kızmadım ...kızamadım sana ki ben de severim hala bile yağmurda su birikintilerinde zıplamayı daa eehh be abarttın oğlum bu gün...
paçalar önce...ayaklar...dizler...popo...mont kazak body...hepsi...hepsi ıslandı....elalem (bayanlar)-aa ne biçim anne demiştir kesin...(baylar)-ayyy süper çocuk ne güzel eğleniyor,annesi de izin veriyor...dediler duydum .))bizi gören (çocuklar)sa -annnee ben deee :))
hasta olmaman için binbir dua ettim eve gelip üzerini değiştirirken sen yine ağladın....sonrasında evi yine birbirine kattın...bir ara -yeteeeerr diye bağırttın beni..
uyumamak için yine tüm numaralarını yaptın...
ve nihayet ki uyudun ...ama meleğim bu gün çok kızmıştım sana...taa ki bu sabah ki fotoğraflarına bakana dek..
yumurtanı yedin...hatta birazcık peynir ve hatta ekmek de....sonra birara ben telefona bakmak için kalktığımda 5 dakika da bu hale geldin...yetmedi memeli(meyveli)yoğurt istedinnn...gerçi yemedin...ama olsun.....
DÜNYAAAMMMM....SENİ ÇOK SEVİYORUM...
iyi ki doğurmuşum seni...iyi ki anne olarak beni seçmişsin....sen olmasan ben ne yapardım kuşum...
4 Ocak 2011 Salı
mim...
sevgili arkadaşım şeker mi şeker tatlı mı tatlı cihancığımın annesi Taze Anne beni emzir reformu ile ilgili mimlemiş..tiii...ama ancak sıra geldi .))cevaplayayım...
1) Türkiye'de 6 ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç?
valla açıkçası bilmiyordum.ama duyduğuma göre %1.3 müş.şaka gibi...çook düşük gerçekten..
2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütüyle beslediniz?
ben çok erken ve mecburen bir şekilde (ne demekse)sezeryanla doğum yaptım.ilk gün sütüm hiç yoktu..gözlerimden yaşlar gele gele vakumlu aletlerle şunlarla bunlarla çok uğraştı mama verilmesin diye ama maalesef gelmedi..ilk gün küçük prens mama aldı :(daha sonraki gün çok şükür geldi..ama bu maceramız 6 buçuk ay sürdü..Ata 5.ayın sonunda ek gıdaya başladı..çünkü sütüm azalmış ve beyefendimiz doymuyormuş..tabi doktor söyledi de başladım..6.ayın sonunda da mecburen mamaya geçtik.
3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
ne izni ne izni .)))evhanımlarının böyle izinleri yok..sonsuz ay :))
4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
tabii ki hem yasal hemde yasal olmadan :)))
5) Emzirdiğiniz ya da süt izni kullandığınız için isyerinde tepki ile karşılaştınız mı?
hayır..işyerim evim olduğundan sorun olmadı...patron bişey demedi :))
6)Bebeğinizi toplum içinde, dışarda emzirdiğinizde sıkıntı yaşadınız mı?
yaa işte bu biraz problemdi..toplum içinde daha çok evde sağdığım sütü biberonla vererek besledim..aslında çok da öyle dışarlarda değildik ama her yerde bebek ya da emzirme odası yok maalesef.
7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Emzirme danışmanlığı ya da yeterince psikolojik destek bulabildiniz mi
tabii ki..en çok annem ,ablam destekledi..hastanede de hemşireler sağolsun çok yardımcı oldular..
8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük" şeklinde baskı gördünüz mü?
hayır hiç öyle bir şey olmadı..zaten doymadığını kendim de anladığım zamanlarda götürdüm dr.a o da mama verebileceğimi söyledi.doçent olunca dr.daha bir güvendim.ve dediğini yaptım.
9) Emzirme reformunu biliyor musunuz? Sizce neden gerekli?
tabii ki biliyorum..neden mi gerekli sorusu bile komik bence:))çünkü anne sütü koruyucudur..besleyicidir..yararlarını saymaya gerek bile duymuyorum..
10) Emzirme reformunu web sitesinde desteklediniz mi? www.emzirmereformu.com'daki formu doldurmanız yeterli.
evet.
1) Türkiye'de 6 ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç?
valla açıkçası bilmiyordum.ama duyduğuma göre %1.3 müş.şaka gibi...çook düşük gerçekten..
2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütüyle beslediniz?
ben çok erken ve mecburen bir şekilde (ne demekse)sezeryanla doğum yaptım.ilk gün sütüm hiç yoktu..gözlerimden yaşlar gele gele vakumlu aletlerle şunlarla bunlarla çok uğraştı mama verilmesin diye ama maalesef gelmedi..ilk gün küçük prens mama aldı :(daha sonraki gün çok şükür geldi..ama bu maceramız 6 buçuk ay sürdü..Ata 5.ayın sonunda ek gıdaya başladı..çünkü sütüm azalmış ve beyefendimiz doymuyormuş..tabi doktor söyledi de başladım..6.ayın sonunda da mecburen mamaya geçtik.
3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
ne izni ne izni .)))evhanımlarının böyle izinleri yok..sonsuz ay :))
4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
tabii ki hem yasal hemde yasal olmadan :)))
5) Emzirdiğiniz ya da süt izni kullandığınız için isyerinde tepki ile karşılaştınız mı?
hayır..işyerim evim olduğundan sorun olmadı...patron bişey demedi :))
6)Bebeğinizi toplum içinde, dışarda emzirdiğinizde sıkıntı yaşadınız mı?
yaa işte bu biraz problemdi..toplum içinde daha çok evde sağdığım sütü biberonla vererek besledim..aslında çok da öyle dışarlarda değildik ama her yerde bebek ya da emzirme odası yok maalesef.
7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Emzirme danışmanlığı ya da yeterince psikolojik destek bulabildiniz mi
tabii ki..en çok annem ,ablam destekledi..hastanede de hemşireler sağolsun çok yardımcı oldular..
8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük" şeklinde baskı gördünüz mü?
hayır hiç öyle bir şey olmadı..zaten doymadığını kendim de anladığım zamanlarda götürdüm dr.a o da mama verebileceğimi söyledi.doçent olunca dr.daha bir güvendim.ve dediğini yaptım.
9) Emzirme reformunu biliyor musunuz? Sizce neden gerekli?
tabii ki biliyorum..neden mi gerekli sorusu bile komik bence:))çünkü anne sütü koruyucudur..besleyicidir..yararlarını saymaya gerek bile duymuyorum..
10) Emzirme reformunu web sitesinde desteklediniz mi? www.emzirmereformu.com'daki formu doldurmanız yeterli.
evet.
Aylin bebek
Dün ne zamandır görmediğimiz bir arkadaşı ziyarete gittik..Kızı (Aylin) 4 buçuk aylık olmuş bile..ne çabuk geçiyor zaman...Atacım Aylin'in yanında kocaman bir abiydi..gerçekten...:))ben kucağıma almama rağmen azıcık sevdiğimde bile kıskandı :)
ama onun dışında kardeş kardeş diye hep yanındaydı
bu da Aylin'in annesi Jenya'nın ikramlarından biri...diğerlerini çekemedim .(
tahinli cevizli kabak tatlısı..çok güzeldi..ellerine sağlık arkadaşım
ama onun dışında kardeş kardeş diye hep yanındaydı
bu da Aylin'in annesi Jenya'nın ikramlarından biri...diğerlerini çekemedim .(
tahinli cevizli kabak tatlısı..çok güzeldi..ellerine sağlık arkadaşım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































