25 Aralık 2010 Cumartesi

EVLİLİK

Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır. Aslında
aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali
ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla
kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken
bile şefkatle okşayabilmektir. Buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını
öldürüyor diyebiliriz. Zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk
verir. Hep beraber olmak istersin. Banyodan gelen su sesi bile onun evde
olduğunun işaretidir ve huzur verir. Ütülediğin gömleğin ona ne kadar
çok yakışacağını düşünürsün. Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini
hayal edersin. Bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip
olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan
vazgeçersin.
Zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu
keşfedersin. Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek,
dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o
kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği
düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir
edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir
evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır. Bu hayallerle yola
çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp
"s....m böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey
çatırdamaya başlayacaktır. Evlilik; sadece aşk değildir.



Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik,
ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık
ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta
tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde
konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu
değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter,
ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur. O aradaki sinir
evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül
edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan
olduğuna inanacaklardır.

Zafer, direnenlerin olur.



CAN DÜNDAR

24 Aralık 2010 Cuma

.....

 Hatırlar mısınız bilmem...
 Geçtiğimiz yıllarda 10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde küçük bir kız
 çocuğu "Atatürk ölmüş" diye hüngür hüngür ağlıyordu ve anne babası da
 küçük kızı sakinleşsin diye "ama o bizim kalbimizde yaşıyor" diye
avutmaya çalışıyorlardı. Ancak küçük kızı bir türlü
sakinleştirememişlerdi. Günlerce televizyon ekranlarında web sayfalarında konu olmuş, hepimiz duygulanmıştık.
 Aşağıdaki anekdotu
 okuyunca biran bu olayı anımsadım.


Efendim olay otistik çocukların eğitildiği bir okulda geçiyor.
 Musa öğretmen çocuklara Atatürk´ü anlatırken "O ölmedi içimizde yaşıyor"
 diyor.
 Aradan bir süre geçiyor, küçük çocuğun ailesi öğretmene eskiden çok su
 içen çocuklarının artık su içmediğinden yakınarak, yardım talep ediyor.
 Musa öğretmen çocuğa neden su içmediğini soruyor.
 Çocuğun öğretmenine verdiği yanıt yeri göğü inletecek, gözyaşlarını
 suya-sele çevirecek bir yanıttır.
 Küçük çocuk "içinde yaşattığı Atatürk boğulmasın diye su içmemektedir."
 Öğrencisini gözyaşlarıyla bağrına basan Musa öğretmen;
"İstediğin kadar su içebilirsin, Atatürk çok güzel yüzme biliyordu" deyince
 Hayat normale dönüyor ve küçük çocuk içinde özenle koruduğu
 Atatürk´ünün yüzme bildiğini öğrenince yeniden su içmeye başlıyor.






 Prof. Dr. Hüdaver COŞKUN

23 Aralık 2010 Perşembe

yumurta mevzuu

Ben şahsen bir yumurta delisi :)olarak bıkmadan usanmadan her sabah yumurta yerim..omlet,yağda ya da haşlanmış hiç farketmez hepsini severim..ee haliyle bizim beylere de yedirmeye çalışırım..önceleri çok güzel yiyen küçük beyimiz son zamanlarda her yemeği olduğu gibi yumurtayı da reddetmeye başlamıştı..ee ben de anne olarak bişeyler düşündüm pek tabii:)ilginç yumurta kapları denedim haşlanmış yumurta için ve bir gün tesadüfen bulup hemen aldım..inanın çok etkili..denemenizde yarar var..çok ucuz ama çok kıymetli şimdi bizim için :)

bu bizimki gerçekten çok etkili..bulursanız hemen alın derim..

bunlar da internette gezinirken bulduklarım..













21 Aralık 2010 Salı

hayvanat bahçesi

Ne zamandır yazı yazamıyorum..bu günlerde günlerimiz Ata'yı oyalamak ve yormakla geçiyor..evet doğru anladınız bildiğiniz yormak..çünkü nerdeyse 10 gündür doğru dürüst uyumuyor.Her akşam yattıktan bir saat sonra uyanıyor ve saatlerce uyumuyor..ve sonu anneyle uyuyarak bitiyor...ben se bilidiğiniz yorgun..ev işi yemek Ata derken tabi kociş de ilgi bekler :) her gece nasıl yatıp sabah nasıl kalkıyorum hiç bilmiyorum..
işte dünde, bugün ne yapsak diye düşünürken aklıma hayvanat bahçesi geldi..ee çünkü bir önceki gün park-önceki gün alışveriş merkezi anlaşılan bunlar kesmiyordu Ata'yı:))ve zaten anlamışsınızdır ailecek hayvan dostu olduğumuzu..ve Ata'nın da hayvan sevgisini..gerçi ben üzülüyorum hayvanat bahçesine gidince onları kafesler içinde görünce ama ne yapalım gittik ve çok güzel geçti..





















 





 ve eve dönünce şöölee sıcak sıcak ıspanaklı böreeekk :))

17 Aralık 2010 Cuma

yorgunum...

yorgunum dostlarım

beenn..

çoook yorgun..

gözyaşının bir damlasına kurban olduğum...anneeemm yorgunum..biraz yoruldum...

her sabah 5 te uyanmaktan..

sütünü içirdikten sonra annecim bırak topu çok erken demekten..

kahvaltı yaparken hiç oturmadan isteklerini karşılayıp kuşu kediyi kahvaltıya karıştırıp seni kandırmaya çalışarak sana bişeyler yedirmeye çalışmaktan..

ardından oyunlara dalıp bel fıtığım yine azmışken sana ayak uydurmaya çalışmaktan..


aahhh ardını toplamaktan hiçbitmeyen ...

öğle uykun için farklı farklı numaralar yapıp nihayet uyuduğunda ortalık toplama biterse birazcık dinlenmeye şekerleme yapmaya çalıştığımda sanki anlarmış gibi anında uyanmandan

öğle yemeği faslında beni kandırmandan...doğru düzgün yemeyip benim içimi acıttığında abur cubur isteğine boyun eğmekten....


BIKMADIM ANNECİM..

SADECE ÇOK YORULDUM



*bunun da devamı gelecek

beklentiler daima yaralar

‎...Shakespeare Der Ki...

‎...


* Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden ...bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.


* Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;


- Konuşmadan önce dinleyin,


- Yazmadan önce düşünün,


- Harcamadan önce kazanın,


- Dua etmeden önce bağışlayın,


- İncitmeden önce hissedin,


- Nefret etmeden önce sevin,


- Vazgeçmeden önce çabalayın,


- Ölmeden önce yaşayın.


*Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

onlar bizim çocuklarımız(((



YENİ TANIDIĞIM BİR BLOG SAYFASINDAN ALINTIDIR..(http://yetenek-sizin.blogspot.com/)

 Mutlu Olalım İçin 2 Etkinlik


Mutlu Olalım Derneği için daha önce 23 Nisan'da bir etkinlik düzenlemiştik. Şimdi ise; 2 farklı etkinlikle çocuklarımıza destek olup, yüzlerini güldürmeye çağırıyoruz sizi...


Aynen kopyalayarak bloglarınızda duyurarakta destek olabilirsiniz.




Etkinlik 1: Yılbaşı



Amacımız ; Bu yılbaşında dağıtacağımız hediye paketlerine sizinde destek olarak, çocuklarımızın yüzünü güldürme ihtimalinizdir.

Hediye Paketi İçeriği : Resim defteri, pastel boya ve oyuncaktan oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz.

Paketlerin yılbaşından önce aşağıda ki adrese gönderilmesini rica ediyoruz.



Ayrıca; İzmir de bulunan arkadaşlarımızdan, yapılacak olan eğlence organizasyonunda faydanılmak üzere palyanço, müzisyen, sihirbaz,çocuk oyunu gibi desteklerde bekliyoruz.



Mutlu Olalım İçin 2 Etkinlik


Mutlu Olalım Derneği için daha önce 23 Nisan'da bir etkinlik düzenlemiştik. Şimdi ise; 2 farklı etkinlikle çocuklarımıza destek olup, yüzlerini güldürmeye çağırıyoruz sizi...



Aynen kopyalayarak bloglarınızda duyurarakta destek olabilirsiniz.


Etkinlik 1: Yılbaşı

Amacımız ; Bu yılbaşında dağıtacağımız hediye paketlerine sizinde destek olarak, çocuklarımızın yüzünü güldürme ihtimalinizdir.

Hediye Paketi İçeriği : Resim defteri, pastel boya ve oyuncaktan oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz.

Paketlerin yılbaşından önce aşağıda ki adrese gönderilmesini rica ediyoruz.
Ayrıca; İzmir de bulunan arkadaşlarımızdan, yapılacak olan eğlence organizasyonunda faydanılmak üzere palyanço, müzisyen, sihirbaz,çocuk oyunu gibi desteklerde bekliyoruz.



Etkinlik 2: Üşümesinler

Amacımız; tedavi esnasında hastanede yatan çocuklarımızın üşümemesi için sizin yapacağınız örgülerle ısınmalarını sağlamak.

Hediye Paketi İçeriği: Atkı, bere veya eldivenden oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz. Paketlerin gönderimi kış boyunca yapılabilir, zaman sınırlaması yoktur.



Not: Paketin içine ekstradan aşağıda yazılanlarıda eklerseniz derneğin ihtiyaç listesine destek olmuş olursunuz.



Balon

Çeşitli Oyuncaklar

Resim defterleri

Boyama kitapları

Çocuk kitapları

Çocuk dergileri

Çocuk maskeleri

Kırtasiye malzemeleri





Bu ihtimalleri gerçekleştirmek isterseniz ;

Mutlu Olalım Derneği Adresi :

M. Kemal C. Burak Apt. No : 44 D.4 Bornova-İZMİR



Bu ihtimali “sizin, bizim yerimize gerçekleştireceğinize inanıyorum” diyorsanız ;

Hesap Numaramız:

Garanti Bankası Ege Üniversitesi Şubesi / Şube Kodu: 524 / TL Hesap No: 6299796



Bu ihtimali gerçekleştirmek ve görmek istiyorum derseniz, ayrıca her türlü öneri ve sorularınız için bize ulaşabilirsiniz :

E-posta adresimiz : mutluolalim@gmail.com

Web Sitemiz :http://www.mutluolalım.com/

16 Aralık 2010 Perşembe

öyle böyle değil

gerçekten fena bir fırtına var dışarda yarın haberlerde duyarsınız..Antalya şöyle uçtu böyle uçtu diye..ALLAHIM SOKAKTA YAŞAMAK ZORUNDA KALAN TÜM CANLILARA YARDIM ET....

bizse soranlara iyiyiz..Ahh yine burnu akıyor...evde hastalanıyor bu kedi..4 akşamdır uyuduktan 1 saat sonra uyanıyor..saatlerce uyumuyor..dediği yapılmazsa apartmanı başıma yıkıyor...ama bu gün karar aldım yapmayacağım her istediğini...evet makanka(makarna)piyav(pilav) da yiyecek ama ıspanağını da bitirecek kerevizini de ..hemen hemen her sabah yumurtasını yiyiyor ama bazen adam gibi kahvaltı bile yapmıyor..bugün ki kahvaltısı sadece yumurtanın beyazı ve muzdu mesela:((

biliyorum 2 yaş sendromu şu saçma sapan...ayyy banane ne ise oo...


sabahları çok üşüyoruz ..kalkar kalkmaz sabahlıklarımızı giyiyoruz...buaralar yine sabah 5-6 gibi uyanıyoruz ve çoookk soğuuk



ve tabiki sütümüz eşliğinde :)))

öyle böyle değil gerçekten SOĞUK Antalya kaçgündür ...bu gün çıktık dışarı  ve böyle giydirdik Ata'yı


15 Aralık 2010 Çarşamba

kitaplarım geldiii

Boyut Yayınlarından önce hediye bir kitap gelmişti..yine Sabiha Paktuna Keskin'in..sonrasında devamın sipariş ettim..vee artık hepsi elimde :))

14 Aralık 2010 Salı

ARTIK BÜYÜTECEK BİR EFE'MİZ OLMADIĞI İÇİN OLAYI BÜYÜTÜYORUZ

Minik Efe'yi hatırlarsınız..Anasınıfı öğrencisi 6 yaşındaki Efe okulda tuvalete yalnız gönderilmiş..lavabo düşmüş,bir parçası kırılıp fırlamış, şah damarını kesmiş ve o yaşında hayatı sona ermişti..ailesi bir imza kampanyası başlatmış başka çocuklar ölmesin diye..elektonik imza kampası için lütfen TIKLAYIN