21 Aralık 2010 Salı

hayvanat bahçesi

Ne zamandır yazı yazamıyorum..bu günlerde günlerimiz Ata'yı oyalamak ve yormakla geçiyor..evet doğru anladınız bildiğiniz yormak..çünkü nerdeyse 10 gündür doğru dürüst uyumuyor.Her akşam yattıktan bir saat sonra uyanıyor ve saatlerce uyumuyor..ve sonu anneyle uyuyarak bitiyor...ben se bilidiğiniz yorgun..ev işi yemek Ata derken tabi kociş de ilgi bekler :) her gece nasıl yatıp sabah nasıl kalkıyorum hiç bilmiyorum..
işte dünde, bugün ne yapsak diye düşünürken aklıma hayvanat bahçesi geldi..ee çünkü bir önceki gün park-önceki gün alışveriş merkezi anlaşılan bunlar kesmiyordu Ata'yı:))ve zaten anlamışsınızdır ailecek hayvan dostu olduğumuzu..ve Ata'nın da hayvan sevgisini..gerçi ben üzülüyorum hayvanat bahçesine gidince onları kafesler içinde görünce ama ne yapalım gittik ve çok güzel geçti..





















 





 ve eve dönünce şöölee sıcak sıcak ıspanaklı böreeekk :))

17 Aralık 2010 Cuma

yorgunum...

yorgunum dostlarım

beenn..

çoook yorgun..

gözyaşının bir damlasına kurban olduğum...anneeemm yorgunum..biraz yoruldum...

her sabah 5 te uyanmaktan..

sütünü içirdikten sonra annecim bırak topu çok erken demekten..

kahvaltı yaparken hiç oturmadan isteklerini karşılayıp kuşu kediyi kahvaltıya karıştırıp seni kandırmaya çalışarak sana bişeyler yedirmeye çalışmaktan..

ardından oyunlara dalıp bel fıtığım yine azmışken sana ayak uydurmaya çalışmaktan..


aahhh ardını toplamaktan hiçbitmeyen ...

öğle uykun için farklı farklı numaralar yapıp nihayet uyuduğunda ortalık toplama biterse birazcık dinlenmeye şekerleme yapmaya çalıştığımda sanki anlarmış gibi anında uyanmandan

öğle yemeği faslında beni kandırmandan...doğru düzgün yemeyip benim içimi acıttığında abur cubur isteğine boyun eğmekten....


BIKMADIM ANNECİM..

SADECE ÇOK YORULDUM



*bunun da devamı gelecek

beklentiler daima yaralar

‎...Shakespeare Der Ki...

‎...


* Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden ...bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.


* Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;


- Konuşmadan önce dinleyin,


- Yazmadan önce düşünün,


- Harcamadan önce kazanın,


- Dua etmeden önce bağışlayın,


- İncitmeden önce hissedin,


- Nefret etmeden önce sevin,


- Vazgeçmeden önce çabalayın,


- Ölmeden önce yaşayın.


*Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

onlar bizim çocuklarımız(((



YENİ TANIDIĞIM BİR BLOG SAYFASINDAN ALINTIDIR..(http://yetenek-sizin.blogspot.com/)

 Mutlu Olalım İçin 2 Etkinlik


Mutlu Olalım Derneği için daha önce 23 Nisan'da bir etkinlik düzenlemiştik. Şimdi ise; 2 farklı etkinlikle çocuklarımıza destek olup, yüzlerini güldürmeye çağırıyoruz sizi...


Aynen kopyalayarak bloglarınızda duyurarakta destek olabilirsiniz.




Etkinlik 1: Yılbaşı



Amacımız ; Bu yılbaşında dağıtacağımız hediye paketlerine sizinde destek olarak, çocuklarımızın yüzünü güldürme ihtimalinizdir.

Hediye Paketi İçeriği : Resim defteri, pastel boya ve oyuncaktan oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz.

Paketlerin yılbaşından önce aşağıda ki adrese gönderilmesini rica ediyoruz.



Ayrıca; İzmir de bulunan arkadaşlarımızdan, yapılacak olan eğlence organizasyonunda faydanılmak üzere palyanço, müzisyen, sihirbaz,çocuk oyunu gibi desteklerde bekliyoruz.



Mutlu Olalım İçin 2 Etkinlik


Mutlu Olalım Derneği için daha önce 23 Nisan'da bir etkinlik düzenlemiştik. Şimdi ise; 2 farklı etkinlikle çocuklarımıza destek olup, yüzlerini güldürmeye çağırıyoruz sizi...



Aynen kopyalayarak bloglarınızda duyurarakta destek olabilirsiniz.


Etkinlik 1: Yılbaşı

Amacımız ; Bu yılbaşında dağıtacağımız hediye paketlerine sizinde destek olarak, çocuklarımızın yüzünü güldürme ihtimalinizdir.

Hediye Paketi İçeriği : Resim defteri, pastel boya ve oyuncaktan oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz.

Paketlerin yılbaşından önce aşağıda ki adrese gönderilmesini rica ediyoruz.
Ayrıca; İzmir de bulunan arkadaşlarımızdan, yapılacak olan eğlence organizasyonunda faydanılmak üzere palyanço, müzisyen, sihirbaz,çocuk oyunu gibi desteklerde bekliyoruz.



Etkinlik 2: Üşümesinler

Amacımız; tedavi esnasında hastanede yatan çocuklarımızın üşümemesi için sizin yapacağınız örgülerle ısınmalarını sağlamak.

Hediye Paketi İçeriği: Atkı, bere veya eldivenden oluşmaktadır.

Paketten birini veya bir kaçını temin ederek, içine sevginizde katarak gönderirseniz, hepimiz mutlu oluruz. Paketlerin gönderimi kış boyunca yapılabilir, zaman sınırlaması yoktur.



Not: Paketin içine ekstradan aşağıda yazılanlarıda eklerseniz derneğin ihtiyaç listesine destek olmuş olursunuz.



Balon

Çeşitli Oyuncaklar

Resim defterleri

Boyama kitapları

Çocuk kitapları

Çocuk dergileri

Çocuk maskeleri

Kırtasiye malzemeleri





Bu ihtimalleri gerçekleştirmek isterseniz ;

Mutlu Olalım Derneği Adresi :

M. Kemal C. Burak Apt. No : 44 D.4 Bornova-İZMİR



Bu ihtimali “sizin, bizim yerimize gerçekleştireceğinize inanıyorum” diyorsanız ;

Hesap Numaramız:

Garanti Bankası Ege Üniversitesi Şubesi / Şube Kodu: 524 / TL Hesap No: 6299796



Bu ihtimali gerçekleştirmek ve görmek istiyorum derseniz, ayrıca her türlü öneri ve sorularınız için bize ulaşabilirsiniz :

E-posta adresimiz : mutluolalim@gmail.com

Web Sitemiz :http://www.mutluolalım.com/

16 Aralık 2010 Perşembe

öyle böyle değil

gerçekten fena bir fırtına var dışarda yarın haberlerde duyarsınız..Antalya şöyle uçtu böyle uçtu diye..ALLAHIM SOKAKTA YAŞAMAK ZORUNDA KALAN TÜM CANLILARA YARDIM ET....

bizse soranlara iyiyiz..Ahh yine burnu akıyor...evde hastalanıyor bu kedi..4 akşamdır uyuduktan 1 saat sonra uyanıyor..saatlerce uyumuyor..dediği yapılmazsa apartmanı başıma yıkıyor...ama bu gün karar aldım yapmayacağım her istediğini...evet makanka(makarna)piyav(pilav) da yiyecek ama ıspanağını da bitirecek kerevizini de ..hemen hemen her sabah yumurtasını yiyiyor ama bazen adam gibi kahvaltı bile yapmıyor..bugün ki kahvaltısı sadece yumurtanın beyazı ve muzdu mesela:((

biliyorum 2 yaş sendromu şu saçma sapan...ayyy banane ne ise oo...


sabahları çok üşüyoruz ..kalkar kalkmaz sabahlıklarımızı giyiyoruz...buaralar yine sabah 5-6 gibi uyanıyoruz ve çoookk soğuuk



ve tabiki sütümüz eşliğinde :)))

öyle böyle değil gerçekten SOĞUK Antalya kaçgündür ...bu gün çıktık dışarı  ve böyle giydirdik Ata'yı


15 Aralık 2010 Çarşamba

kitaplarım geldiii

Boyut Yayınlarından önce hediye bir kitap gelmişti..yine Sabiha Paktuna Keskin'in..sonrasında devamın sipariş ettim..vee artık hepsi elimde :))

14 Aralık 2010 Salı

ARTIK BÜYÜTECEK BİR EFE'MİZ OLMADIĞI İÇİN OLAYI BÜYÜTÜYORUZ

Minik Efe'yi hatırlarsınız..Anasınıfı öğrencisi 6 yaşındaki Efe okulda tuvalete yalnız gönderilmiş..lavabo düşmüş,bir parçası kırılıp fırlamış, şah damarını kesmiş ve o yaşında hayatı sona ermişti..ailesi bir imza kampanyası başlatmış başka çocuklar ölmesin diye..elektonik imza kampası için lütfen TIKLAYIN

kahvaltıda ne yenir?






TABİ Kİİ BİBER :)))

12 Aralık 2010 Pazar

Ata'dan nağmeler

şaşasııınn..yaşasın

ben deeee..sakın yeme dendiğinde .))

nanavar..canavar

şaşasın makana..kamana..makanaka..yaşasın makarna

abakı...ayakkabı

ise dittii..işe gitti..(baba ortalarda yoksa)

buydayıııımm..-anne soruyor ..Ata nerdesin....cevap--Burdayııımm..ama nerde belli değil

ben deldiiimm...birden bire tuvalet banyo mutfak dalıyor ben geldimmm

bibikiii...tabi kii...(annesinin kuzu su...mısın misinlere cevap olarak annesi gibi tabiikiii:))

kakasısııınn...kalkar mısııınn

veyisisiiiinnn...verir misiiinn

pöpek..köpek

mamam...tamam


11 Aralık 2010 Cumartesi

börek çörek :))

Babamız uzunca bir süredir evde..haliyle günlerimiz daha çok mama yapmakla hazırlamakla geçiyor..sabahları özenle hazırlanan kahvaltılar,öğlen yemekleri,akşam yemekleri ve atıştırmalıklar...Baba evde yokken çok da fazla üzarine düşmüyorum yemek konusunun çünkü sadece 1 buçuk kişi oluyoruz..ama baba evdeyken her gece yarın ne pişirsem diye kara kara düşünüyorum :))her neyse dün akşam da kıymalı börek  yaptım..ee bayıla bayıla yedik :))hem akşam yemeği hem de atıştırmalık oldu ...
tarifini yazmaya gerek yok..çünkü zaten herkes biliyordur sanırım...

herkese iyi pazarlar

10 Aralık 2010 Cuma

..

İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye, daha sonra da yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye meraklıdırlar.






Neale Donald Walsch 

su aşkına :))



bir damlası boşa gitmesin :))

7 Aralık 2010 Salı

senin içinnn....oğlum

Senin için ‘ yasak ‘ dediler.
—Yasaklar çiğnenmek içindir, dedim.


Senin için ‘ imkânsız ‘ dediler.
—Önemli olan imkânsızı başarmak, dedim.


Senin için ‘ olmaz ‘ dediler.
—Dünya da olmayacak şey yok, dedim.

Senin için ’ zor ‘ dediler.
—Kolay olsaydı değeri olmazdı, dedim.

‘ Onda bulduğun nedir ki ‘ dediler.
—Herkeste arayıp bulamadığım, dedim.

Senin için ‘ o ne ‘ dediler.
—Hayattaki gülen yüzüm, dedim.

‘ Ona öyle nasıl bağlandın ‘ dediler.
—Ben değil o ”bağladı” dedim.



‘ Oda senin gibi sevdi mi ‘ dediler.
İşte cevap veremediğim tek şey buydu.



‘ Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç ‘ dediler.
—Vazgeçecek olsaydım sevmezdim, dedim...



CAN YÜCEL

hikayemiz

ben hiç evlenmek istemedim..aslen yay burcuyum :))hani ÖZGÜRlüğüne en düşkün olanından..ama Allah var ya bir çocuğum (hatta çok çocuğum~..yahu işte çocuğum) hatta oğlum istedim hep..böyle kara kaşlı kara gözlü olsun..uzun kirpikli...selvi boylu :))yaa işte bana benzesin...dedesine (babama) benzesin..

her hayalimin gerçekleşeceğine inandım ben...inanın %90'ı gerçekleşti....inandım hayallerime..kendime konduramadığım yaşadıklarıma inat... bir gün yüzümün hiç kapanmayan bir ağızla güleceğine :))

oğluummm...yaşama sevincim..sevdiğim son adam..bebeğim..iyi ki doğurmuşum seni...her şeye inat..kendime inat...yaşadıklarıma inat.....
iyi ki her sabah -annnesii(annecim) kalkasısın (kalkar mısın) dediğin de ve öperek annnesi dediğin de ben de yaşadığımı hissediyorum...
iyi ki sen olmadan uyurken bile özlüyorum seni :))


..................
ne zorlu zamanlardı sen içimdeyken...ben çok sonraları anlamıştım ben le varolduğunu...Allahım nasıl bir şeydi bu?ne çok tatlı -çikolata hatta baklava bile yedirdin sen bana..(kii  hiç aklıma gelmezdi bunları yiyebileceğim bu kadar çok).ben ce kocamaaan olan göbeğime rağmen...ama doğumuna 1 hafta varken bilee --aaa siz hamile misiniz?--dedirtecek kadar içimde saklandın...kimse de yer vermedi dolmuşta falan..ee millet anlamıyordu :((

sonra zor zamanlarımız oldu..hayatta en çok istediğim sendin ama eğer seni geç farketiğimiz için.. yaşadıklarım yüzünden kolun bacağın ultrasonda görünüyorken bile ben den alınma ihtimalin vardı...ALLAHIM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN...güçlüydün sen..annen gibi...
güçlü durmayı bildin..

hiç unutmuyorum..daha 8.ayımızdaydık..babasıyla kalp atışlarını duyuyorduk..sonra prof.üm dr.um..a eşim sordu --neden sezeryan --diye...sağolsun doktorum cevap verdi :((

eşiniz ya da oğlunuz elimizde kalır

şaka gibi...bensiz cevap verseydin....

oğlunuz ve eşiniz çok stresli...

sağol profösörüm doktorum yaa...

öyleyiz tabiii kiii...

sen daha da beni stres yapsaydınn...
olmadım..ama

8..aylıkken sen

alalım salı günü dedi dr..?

neeee??
şaka mı bu?
hayır...

pekii

sabah 05.30 da gel

tamam..



gittikk...

devamını anlatıcam.............dinlerseniz

YIKAMAZSINIZ CUMHURİYETİ !!!

Cumhuriyeti niçin yıkamazsınız?
Bekir Coşkun - Onuncu Köy

Başınızı dört bir yana çevirip bakın; her şey Cumhuriyetin eseridir…

Şu şehirler, şu kasabalar, şu yollar, şu otomobil fabrikaları, şu üniversiteler, şu okullar, şu hastaneler…
Şu okul bahçesinde oynayan çocuklar…
Şu üniversiteli kız…
Şu sırtında bilgisayar çantası olan oğlan…
Son lokması ağzında, saçına tokasını takarken işine koşan kadın… Şu alnında yaşamın derin çizgilerini taşıyan duraktaki adam…
Ben…
Siz…

Hepimiz…


Türkiye Büyük Millet Meclisi…


Cumhurbaşkanı…

Başbakan…
İktidar, muhalefet, siyaset, seçim sandıkları, tümü Cumhuriyetin eseridir…

Cumhuriyetin koltuğuna oturmuş, Cumhuriyete burun kıvıran badem bıyıklı… Cumhuriyet olmasaydı inek güdecekti, Cumhuriyet adam etmiştir onu…
Cumhuriyetin eseridir…
Övünerek yaptıklarını söyledikleri her şey, ama her şey cumhuriyetin eseridir…
Türbanlısı…
Cüppelisi…
Yobazı dahi…
Tümü Cumhuriyet’in sağladığı özgürlük ortamının eserleridir…


“Çok iş yaptık” diyor cumhuriyete kızan ahmak…

Sekiz senede mi büyütüp de yetiştirdin; ekonomistleri, bankacıları, profesörleri, bürokratları, gemi, uçak, makine mühendislerini?.. O yolları yapan şantiye şefini, o dozer şoförünü, o haritacıyı, o kısım amirini, o plancıları?..

Pekiiii…




Cumhuriyet olmasaydı hangi toprak üzerine yapacaktın yol, hangi toprak üzerine kuracaktın fabrika?.. Hangi özgür-bağımsız ülkenin, hangi çağdaş okullarında büyümüş, hangi Batı gibi üniversitelerde okumuş insan gücü sana “çok iş yaptık” deme olanağını verecekti?..



Cumhuriyeti yıkma hevesiniz için dahi ona muhtaçsınız..


Onun demokrasisinden yararlanmak, onun özgürlük ortamına sığınmak, onun kurumlarını ve kurallarını kullanmak, onun koltuklarına oturmak, onun kıyafetini giymek, onun çatısı altında durmak zorundasınız…

Cumhuriyetin gücü de buradan gelir…

Bu yüzdendir; yıkamazsınız Cumhuriyeti…